Sayfalar

5 Oca 2011

Nothing's gonna change my world

Belki de bu kadar acele etmemeliyim. Neden koşuyorum ki? On yedi (17) yaşındayım. yetişkin değilim, çocuk değilim. Genç veya daha yaygın bir kullanım olan ergen denilen yaştayım, bu önemli değil. On yedi senedir yaşadığım hayat sadece bir koşuşturma; önemli olan da bu.  Tedirgin olduğum konu ise on yedi senedir bir koşuşturma içinde olmam değil fakat bir on yedi sene ve bir on yedi sene daha hep bu koşuşturmada sürüklenecek olmam. Bunu anlamak için ne kâhin olmak ne de çok zeki olmak gerekiyor. Sadece başımı kaldırıp şöyle bir çevreme baktığımda olacakları tahmin etmek kolay.

Kalan günlerimin böyle koşturarak ve sonunda hiçbir şey kazanarak geçmesini istemiyorum. Macera dolu bir hayat da boyumu aşar. Bisikletle dünyayı dolaşan insanlar var mesela. Çok kıskanırım böyle gezginleri. McCandless filan. Ama bir an sonra böyle bir şey yapabilecek kadar cesur ve hırslı olmadığımı hatırlarım.

Aslında tam olarak istediğim ; sessiz, sakin ve mümkün en az nüfusa sahip deniz kıyısında kasaba gibi bir yerde, minik bir evde, sevdiğim ve ihtiyacım olan şeylerle birlikte huzur dolu bir hayat ve mutlu bir ölüm. Tek başıma yaşamak istiyorum, evet. Ama arada bir ziyarete gelmenizden memnun olurum...

Bunların yalnızca hayal olduğunu bilmek çok can sıkıcı. Ve ben bugün yine okula gitmedim.

8 yorum:

post-ergen dedi ki...

19'umdayım, yine aynı şeyler, değişen bişey yok.
Hayalimin evini kitapla doldursunlar, bir bilgisayar bi de bir sürü dizi ve film; yalnız yaşasam bunlar yeter bana. Öyle çok da ziyarete gelinmesine gerek yok, fazla insan sevmem.
Dediğin gibi, hayal ve de gerçekleşmeyecek. Can sıkıcı bile değil, günden güne öldüren bi durum.

mosquito dedi ki...

Evet ne yazık ki öyle. :/

Pink Freud dedi ki...

Strawberry fields forever =)
Ben de bugün okula gitmedim.
Düşündüm de asla şehirden uzak bi çilek bahçesinde yaşamak istemem.
Anılar doluşacak beynime bir sürü saçma acı veren fikir..
Aslına bakarsan şu an yüz yüze konuşmak isterdim.d

mosquito dedi ki...

:)

İzmir'i bilmiyorum ama İstanbul çok kalabalık. Benim kaçtığım şey de bu. Biraz da şu beton yığınları arasında tıkılıp kalmak var. Ve anılarla yaşamak... bilmiyorum bana pek hoş geliyor. Bir gün belki yüz yüze de konuşuruz, belli mi olur? ^^

Pink Freud dedi ki...

İzmir'in her yeri kalabalık olmasa da ben en kalabalık yerindeyim resmen .d
Bazen ben de buradan çok sıkılıyorum, herkeste bi İstanbula gitme sevdası var. Acaba istanbulda mı yaşasam izmirdemi kalsam karar veremedim.

mosquito dedi ki...

İyice düşün gelmeden önce. :) Tamam güzel şehir, adı var bi kere ama trafiğiydi kalabalığıydı bi sürü curcuna... Sevmiyorum. Yazıda bahsettiğim gibi bir yer istiyorum ben :d

Derda dedi ki...

Seni çözebilmek için bloguna bakmak gerekiyormuş demekki.Ama arkadaşlar var, kendini bu kadar soyutlamasan ya da ne bileyim birisini bul mesela herşeyini anlatabileceğin yada paylaşabileceğin canlı olmasına gerek yok. Gerçi blogda bunlardan bir tanesi yazarak bir nevi dertlerini attığını düşünüyorum. Ama kendini soyutlama,sana erişmeme izin ver. Yardım edebilirim (: Bunu arkadaşın olarak değil de Vafocuğun olarak dediğimi düşün bence (: Saygı ve sevgiler :)

mosquito dedi ki...

Şaşırdım Derda seni görünce. :D
Evet anlamışsın, yazarak rahatlıyorum. Konuşmaktansa yazmayı tercih ederim. Ama abartmayalım. Kendimi soyutladığım filan yok. Sadece fazla konuşmuyorum. Çünkü böylesi daha iyi, bence.